Ekko Counterları [CT] S10

7 dk


0

Çoğunlukla Orta Koridor‘da ve Ormancı rolünde oynanan Ekko’nun çeşitli bölgelerde onlarca Counteri var. Gelin lafı fazla uzatmadan Ekko CT’lerine geçelim.

Ekko CT – Counterları

Ekko CT S10

Ekko CT – Bu Şampiyonlarda Güçlü

Ekko Bu Şampiyonlarda Güçlü

Ekko Hikayesi

Doğuştan dâhi olan Ekko, daha emeklemeyi öğrenmeden basit makineler yapıyordu. Annesi Inna’yla babası Wyeth oğullarına iyi bir gelecek sağlamaya ant içmişti. Kimya kirliliği ve yüksek suç oranıyla Zaun, Ekko’nun dehasını göstermesine engel olur diye düşünüyorlardı. Oğullarının, Piltover’ın refahını ve sunduğu fırsatları hak ettiğini biliyorlardı. Ekko çocukluğu boyunca, boğucu fabrikalarda tehlikeli koşullar altında uzun mesailer yapan annesiyle babasının vaktinden önce çökmesini seyretti. Onlar çabalarına karşılık üç kuruş kazanırken açgözlü fabrika sahipleri ve kendini beğenmiş Piltover’lı alıcılar onların emekleri üzerinden muazzam kârlar ediyordu.

Ama Inna’yla Wyeth, oğulları bir gün yukarıdaki şehre çıkabilecekse bütün bu çabalara değeceği görüşündeydi.

Ekko’nun görüşleriyse farklıydı. Zaun’u kusurlarının ötesinde, enerji ve potansiyelle dolup taşan dinamik bir yer olarak görüyordu. Zaunluların çalışkanlığı, yoktan var etme becerileri ve azimleri, yenilikler yapmak için bulunmaz bir ortam oluşturmuştu. Bir felaketten ortaya günden güne gelişen bir kültür çıkarmış, başkalarının tarihten silinip gideceği koşullarda serpilmişlerdi. Bu ruh Ekko’yu alıp götürdü ve gençliğini durmadan icatlar, yenilikler yaparak geçirmeye yöneltti.

Yalnız da değildi. Kavgacı yetimlerden, meraklı sokak çocuklarından ve her şeye hevesli fırlamalardan oluşan bir arkadaş grubu vardı. Zaunlular okula gitmek yerine çıraklık yapmayı yeğlerdi zaten ama bu “Zaun’un Kayıp Çocukları” tayfasının öğretmeni, şehrin karmakarışık sokaklarıydı. Zamanlarını tam gençlere yaraşır şekilde, şaşaalı bir aylaklıkla geçiriyorlardı. Sınır pazarlarının altını üstüne getiren koşu yarışları ya da Kuyu’dan İskele Katı’na tehlikeli tırmanışlar yapıyorlardı. Kafalarına göre takılıyor, kimseye hesap vermiyorlardı.

Bir akşam, bir süre önce yıkılan bir laboratuvarın yıkıntılarını tek başına gezmeye çıkan Ekko inanılmaz bir şey keşfetti: sihir gücüyle pırıl pırıl parlayan, mavi-yeşil bir kristal parçası. Zaun’da her çocuk hem silahlara hem kahramanlara güç veren hextech‘in öykülerini dinlemişti. Böyle nesnelerin dünyayı değiştirme potansiyeli vardı ve şimdi Ekko elinde bunlardan birini tutuyordu. Kristalin başka parçalarını aramaya koyuldu ama hextech teçhizatlı fedailerin ayak seslerini duyunca arayanın sadece kendisi olmadığını anladı. Kıl payı kurtulup evine döndü.

Önerilen Yazı  Yeni Şampiyon Lillia S10

Kristalin üzerinde çılgın gibi deney yapmaya başladı. Pek de bilimsel olmayan denemelerinden biri sırasında kristal patlayıp parlak tozlardan bir burgaca dönüştü ve ufak zaman kırılması alanları tetikledi. Ekko gözlerini açtığında parçalanmış birkaç gerçeklik ve kendisinin birkaç “yankısını” gördü. Parçalanmış uzay-zamanlar arasından panikle ona bakıyorlardı.

Yapacağını yapmıştı bu sefer.

Ekko’yla zaman çelişkisi kopyaları, biraz gergin bir işbirliği yaparak genç mucidin gerçeklikte açtığı yırtığın büyümesini durdurup onu kapadılar. Ekko sonunda parçalanmış kristalin zamansal güçlerini, kısa zaman parçalarını kontrol etmesini (en azından teoride) sağlayacak bir aygıtta toplamayı başardı.

Doğum gününde, arkadaşları Ekko’nun başına ekşiyerek onu Yaşlı Kurt adlı eski mi eski bir saat kulesine tırmanmaya ikna etti. Ekko da deneyini yapmadığı cihazını yanında getirdi.

Kayıp Çocuklar tırmanmaya koyuldu. Ara sıra durup duvarlara tanınmış Piltoşların müstehcen karikatürlerini çiziyorlardı. Kulenin tepesine neredeyse ulaşmışlardı ki Ekko’nun arkadaşlarından birinin tutunduğu yer koptu ve çocuk aşağı düşmeye başladı. Öleceği kesindi. Ekko tam o sırada içgüdüsel olarak, sanki daha önce binlerce defa yapmışçasına icadını çalıştırdı. Çevresindeki dünya parçalandı, dönüp duran zaman parçacıkları arasından geçmişe çekildi.

Kendini, arkadaşının yine o çürüyen kalasa uzanmasına bakarken buldu. Kalas kırıldı, çocuk düştü… ama Ekko bu sefer hazırdı. Kenara atılıp onu gömleğinden yakaladı. Onu çekip güvenli bir yere çıkarmaya çalıştı ama arkadaşı kule saatinin çarkları arasına sıkışıp…

Dur. Geri sar.

Ekko birkaç kere denedikten sonra arkadaşının hayatını kurtarmıştı. Ama yaptıkları çetesine Ekko’nun doğaüstü refleksleri varmış da daha kimse tehlikenin farkına bile varmadan arkadaşını kurtarmış gibi görünmüştü. Onlara kristali anlatıp sır olarak saklayacaklarına yemin ettirdi. Ama arkadaşları, artık Ekko’nun onları tehlikeden kurtarabileceğini bildiklerinden bu gücü birbirlerine gaz verip haylazlıklarını iyice abartmakta kullandılar.

Ekko’nun Zaman Kapsülü adını verdiği cihaz her denemeden ve bir sürü yanılgıdan sonra biraz daha kararlı bir hal aldı. Zamanı kaç kere geri sarabileceğinin tek sınırı kendi bedeninin yorgunluğuydu.

Ekko zaman bükme becerisiyle Zaun ve Piltover’ın en yaratıcı, en güçlü ve en tehlikeli kişilerinden bazılarının ilgisini çekmeye başladı. Ama onun tek ilgilendiği arkadaşları, ailesi ve şehri. Memleketinin büyüyerek sözde Gelişim Şehri’ni geçeceği, kuşaklar boyu onlara tanınan ayrıcalıklar sayesinde değil karşı konamaz yenilikçiliği ve gözü pekliğiyle yücelmiş bir Zaun’un dehasının ve azminin Piltover’ın altın yaldızlarını gölgede bırakacağı günleri hayal ediyor. Henüz bir plan kurmadı ama nasıl olsa zamanı bol.

Önerilen Yazı  Brand Counterları [CT] S10

Sonuçta Ekko Z-Kapsülü’yle geçmişi değiştirebiliyorsa geleceği değiştirmesi ne kadar zor olabilir ki?

https://universe.leagueoflegends.com/


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0
Oğuz Boyar
HTML / CSS | Freelancer | InFluencer | Wordpress | SEO | Google

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir